Bölüm 1

Mutfakta, salatada kullanılmak üzere bekleyen limon…
Yemeklerimizi besleyici yağlarla zenginleştiren avokado…
Gıda temizliğinde ya da tariflerde kullanılan karbonat…

Birçoğumuzun mutfak dolabında bulunan bu malzemeler, yalnızca yemeklerimiz için değil, cildimizi güzelleştirecek ürünler olarak da görülmeye başlandı. Üstelik bu sadece bireysel bir algı değil; bu ve benzeri gıdaların “cilt bakım ürünü” olarak kullanılması üzerine kitaplar yazılıyor, videolar çekiliyor.

Mesleğim gereği bu fikirleri savunan kişilerle sık sık karşılaşıyorum. Kimisi yumurta akının gözenekleri sıkılaştırdığını söylüyor, kimisi yanıklara sarımsak sürmenin faydasından bahsediyor. Zeytinyağının mucizelerini dakikalarca anlatanlar da var.

Bu söylemlerin ortak noktası tek bir kelime: “Doğal.”

Doğal Yanılsaması

“Doğal” kelimesi, tanımlaması zor ama insan zihninde her zaman olumlu çağrışımlar yaratan bir kavram. Psikolojide “doğaya başvurma” (appeal to nature) olarak bilinen mantıksal safsata, şu fikri yerleştirir:

Doğal olan iyidir, yapay olan kötüdür.
Oysa gerçek, bu kadar basit değil.

Gözlerinizi kapatıp “doğal” kelimesini düşündüğünüzde, belki yemyeşil sapıyla kıpkırmızı bir kiraz hayal edersiniz. Peki ya size kiraz çekirdeğinde siyanür bulunduğunu söylesem?

“Doğal” diye yüzünüze sürdüğünüz yumurta akı, farkında olmadan Salmonella bakterisine davetiye çıkarabilir. Salmonella’nın neden olduğu hastalıklar arasında, adını muhtemelen duyduğunuz tifo da var.

Şimdilik yazıyı burada noktalıyorum ve mutfakta beni bekleyen besinleri olması gerektiği gibi, yani yemek olarak tüketmeye gidiyorum. 🍽️

Kaynaklar

  1. https://journals.sagepub.com/doi/10.1177/147470490600400120
  2. https://link.springer.com/article/10.1023/A:1026380825208
  3. https://www.mdpi.com/2072-6651/2/9/2289
  4. https://www.tandfonline.com/doi/abs/10.1080/00039896.1987.9935809
  5. https://academic.oup.com/jbcr/article-abstract/40/1/133/4846899?redirectedFrom=fulltext